Özge Özberk, Burak Sergen, Cansel Elçin, Emin Olcay
1914 Haziran’ı, Van... Henüz hayatının baharındaki Münire, ailesiyle Van’da mütevazı bir hayat sürmektedir. Nişanlısı Süleyman Teğmen ile çok yakında evlenecektir. Mutlu günler uzun sürmez, Ağustos 1914’te Avrupa’da 1. Dünya Harbi’nin başlamasıyla ülkede seferberlik ilan edilir ve Süleyman Teğmen cepheye gider. Kasım 1914’te Rusların taaruzu ile Sarıkamış Harbi’nin başlamasıyla çatışmalar yoğunlaşır. Süleyman Teğmen’in de yer aldığı, sınır bölgesinde savaşan Jandarma Tümeni’nden Van’a gelen acil bir telgraf, süratle cephane yetiştirilmezse harbin ve Van’ın tehlikeye gireceğini bildirir. Ancak Van karlar altındadır, şehrin dışında kar yüksekliği iki metreyi bulmakta, hayvanlar karlı dağları yürüyememekte, kağnılar işlememektedir. Yapılacak tek şey, cephaneyi 100 kadar yayanın sırtında nakletmektir. Ne var ki, şehirde resmî görevliler dışında, ihtiyarlarla kadınlardan başka çok az sayıda “eli tüfek tutan erkek” kalmıştır; onlar da “Taşnak Çeteleri”ne karşı şehri ve ailelerini korumak için şehirde kalmak zorundadır. Tek çare, eğer kabul ederlerse bu yükü öğrenci çocuklarla göndermektir. Hemen hemen tüm çocuklar bu ağır yolculukta gönüllü olarak cephaneyi taşımaya hazır olduklarını bildirirler. Yaşları 12 -17 arasında değişen 120 çocuk seçilir. Ve bir sabah karlı bir havada bu 120 çocuk, karlı dağların donduran soğuklarında günler süren uzun yürüyüşlerine başlar. Bu büyük yolculuk hiç kolay olmayacak, tam bir ölüm-kalım harbine dönüşenecektir…